türkiye’de kumar yargı yetkisi cmk 14

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI İnsan Hakları Derneği

(2) Temyiz, sanık tarafından yapılmış ise, ek dilekçe kendisi veya müdafii tarafından imza edilerek verilir. (2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir. (1) Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermekzorundadır. E) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşmayapılması. B) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.

Kabul Açıklamasından sonra delillerintartışılması söz konusu olmadığından, şüphelinin aleyhe deliller hakkındakendini savunması söz konusu olamamakta, kabul açıklaması da suçun ikrârımuamelesi görerek, doğrudan suçu üstlenme olarak uygulama bulmakta ve şüpheliyeyaptırım olarak geri dönmektedir. Ğ) Genel hükümlerin uygulanmasına geçilmesi halinde, serimuhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dairdiğer belgelerin, soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarakkullanılamayacağı, hususlarını kapsar.” (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulününuygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifikabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır. İşbu başvuru kararı, “Serî muhakeme usûlü” adlı biryargılama usulünün varlığının ve buna dair hükümlerin Anayasa’ya aykırılığınadairdir. Olağan kanun yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davasının açılabilmesi için de, 1412 sayılı CMUK`nun 5320 sayılı Kanunun 8.

(1) Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir. (3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veyasorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz. (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiinyardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir. (4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafındandoğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. (5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini DevletHazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarakbildirmesini ister. (2) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veyakovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesiniuyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir. (1) Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veyakovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delilmuhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.

Arama ve elkoyma, adından da anlaşılacağı üzere “ceza” olmayıp, yargılamada maddi hakikate… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ilk seçimi sırasında yaşanan ve “367 krizi” olarak bilinen hadisenin ardından yapılan tepki içerikli Anayasa değişikliğinde, Cumhurbaşkanını halkın temsilcileri olan milletvekillerinin değil, doğrudan halkın seçmesi usulü kabul edildi. Parlamenter demokrasiye, Anayasa ile kabul edilen sisteme, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine ters olan bu seçim usulünün, özellikle “sorumsuz Cumhurbaşkanı” kuralından dolayı isabetli olmadığını söylemek isteriz. Şimdi halkın seçeceği Cumhurbaşkanının “de facto” olarak “Devlet Başkanı” sıfatı ile Ülkeyi yöneteceği söylenmektedir ki, Anayasa ve kanunlar karşısında bu düşünce tartışmaya dahi açılıp savunulamaz. En azından Anayasa ve yönetim sistemi değişmedikçe, Türkiye Cumhuriyeti’nde parlamenter sistem geçerliliğini korumaya devam edecektir. “Balyoz” adı ile bilinen davanın Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı verip yargılamanın yenilenmesi suretiyle başlayan kısmında 236 kişi delil yetersizliğinden ve Yargıtay’dan bozulup gelen kısmında ise, yakalama kararı infaz edilemeyen bir kişinin dosyası tefrik edilip, iddiaya konu suçu işlemedikleri gerekçesiyle 63 kişi beraat etti. “Gözaltı ve Sorgu” başlıklı yazımda, gözaltına alınma kararını cumhuriyet savcısı tarafından yazılı verilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Bu düşünceye karşı, uygulamada karşılaşılan zorluklara da dikkat çeken farklı bir görüş ortaya koyulmuştur. Aşağıda, konu ile ilgili bu farklı görüşe ve görüşümüze yer vermekteyiz. Demokratik hukuk toplumlarının temeli seçme ve seçilme hakkına dayanır. Kimisi, “yönetim sisteminde seçimle değişikliğe gidilebilecek olsa idi, insanlara seçme ve seçilme hakkı tanınmazdı” dese de, temsili demokraside kamu kudretinin kullanıcısı olan devletin yönetim kadrosunun seçimle belirlenmesi esası kabul edilmiştir.

23 Eylül 2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yolunun fiilen açılması ile birlikte, Türk Hukuku’nda iki farklı bireysel başvuru mekanizması bir arada işlemeye başlamıştır\. Anında oyunun keyfini çıkar, çevrimiçi casinomuzda yerini al. paribahis\. “İnsan Hakları Avrupa sözleşmesi (İHAS) ile oluşturulan koruma mekanizmasının ikincilliği” ilkesi gereği, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne (İHAM) başvuruda bulunmak için AYM’ye bireysel başvuru yolunun tüketilmiş olması gerekmektedir. Bu bakımdan, başvurucuların iki mekanizmadan birisini tercih etme şansı bulunmamaktadır. Bu yazımızda; kolluğun, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatı olmaksızın sanal ortamda araştırma yetkisi ve bu kapsamda topladığı delillerin hukukiliği ile “aciliyet” ve “gereklilik” kriterleri kaleme alınmıştır. Bakanlar Kurulu A. Kuruluş Madde 109 –Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır. Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir. (2) Fiil, soruşturulması vekovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancıdevletin şikâyetine bağlıdır. (2) Amaçlanan suç işlenmedenveya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlereceza verilmez.

(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde,kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırmabürosuna gönderilir. (2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarlailgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir veşüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı,mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. (2) Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunlakarşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir. Üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir.

(3) Aleyhine tanıklık yapılankişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesihâlinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir. (2) Aleyhine tanıklık yapılankişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak niteliktekarar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde,verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir. (4) Aleyhine tanıklıktabulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka birkoruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkındaberaat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasıkoşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) İrtikâp suçunu oluşturmadığıtakdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenlekişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birincifıkra hükmüne göre cezalandırılır. (2) Rüşvet alan veya bu konudaanlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veyayeminli mali müşavir olması hâlinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza üçtebirden yarısına kadar artırılır. (3) Sahteliğini bilmeden kabulettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydanaltı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu suçlar haber alındıktansonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suçortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza,yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. (2) Kullanmak için uyuşturucuveya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlartarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman teminettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veyauyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezayahükmolunmaz. (5) Uyuşturucu veya uyarıcımadde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satınalmak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi vedenetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde infazedilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkındacezaya hükmolunur.

  • Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir.
  • 8 Temmuz 2014 tarihli Nedim Şener – Türkiye ve Şık – Türkiye kararlarında İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi; ilgili makamların, “Ergenekon terör örgütü” adı ile tanımlanan hiyerarşik yapılanmaya dahil olmamakla birlikte, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekle suçlanan araştırmacı gazeteciler …
  • Maddenin düzenlendiği, ancak bu maddenin 5237 sayılı Kanunun lehe hükümlerinin tatbiki ile sınırlama uygulanabileceği, nitekim bu hususun 5252 sayılı Kanunun 1.
  • (2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.

(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 incimaddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak,suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespitedeceği temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkinhükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamaksuretiyle yaptırımı belirler. Türk ceza muhakemesi hukukunda şüpheli/sanığa yüklenen suçhakkında Açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu, hem soruşturmaaşamasında ifâde öncesi hem de kovuşturma aşamasında Duruşmaya başlama sırasındabildirilmek mecburîyetindedir. (10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamamasıveya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyetbaşsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabulettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler,takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz. (4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesininbirinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanunitanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temelcezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümleruygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamaksuretiyle yaptırımı belirler. Maddeleri gereğince 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar vermiştir. Ceza muhakemesinin amacı olan maddi gerçeğe ulaşabilmek için, delil elde edilmesi aşamasındaşahsi ve toplumsal değerlerin korunması da gereklidir. Kanun koyucu bu amaçla, delil serbestliği ilkesine,öğreti ve uygulamada “Delil yasakları” olarak adlandırılan birtakım sınırlamalar getirmiştir.

(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Bu hükümle,bazı mekanlarda tütün mamulü kullanılması halinde idari para cezası verilmesi koşullarının düzenlendiğini görmekteyiz. Ancak anılan fiil Kabahatler Kanununda üç fıkralık bir “kabahat” şeklinde düzenlenmiş olmakla birlikte anılan fiil çok daha ayrıntılı ve geniş kapsamlı olarak bir kanun konusu (4207 SK) olmuştur. Maddesinde de; belediye emirlerine uymama fiiline idari para cezası verileceği ve bu cezayı belediye encümeninin vereceği düzenlenmiştir. Bu durumda belediyelerde emirlere uymama fiilinin cezasını kimin vereceği Kabahatler Kanununda net olmamakla birlikte Belediye Kanununun 34/e ve 1608 Sayılı Kanunun 1. Maddesi birlikte değerlendirilince tereddütsüz encümenin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu hükme göre ceza verebilmek için; belediyenin yetki ve görev alanı içinde bir emir vermesi gerekir. Örneğin, Belediye Kanunu’nun 15/b maddesinde, belediyenin yetkileri arasında “…Belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek” sayılmıştır. Yine maddenin devamı bendlerinde, içme suyu, ulaşım, çöp toplamak, atık su, doğal gaz, hal kurmak gibi görev ve yetkilere yer verilmiştir. Örneğin bu görevlerle ilgili olarak, “çöplerin akşam 20’den önce sokağa konulmasını yasaklayan” bir emir yayımlayabilir ve buna uymayanlara önceden belirlenen cezayı verebilir. Kabahatler Kanunu tüm idari yaptırımlar için genel usul kanunu niteliğinde olmakla birlikte, kanunda ayrıca bazı kabahat türleri ve karşılığı yaptırımlara yer verilmiştir.

Fıkrası ile bu kuraldan uzaklaşılmış ve bazı ağır mahkûmiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçilerek, temyiz incelemesinin kendiliğinden yapılması kabul edilmiş ise de, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümler dışında kalan kararlarda, süre ve istek şartlarına uygun temyiz davası açılmamışsa hükmün Yargıtay’ca incelenmesi mümkün değildir. Suç işleyenlerin bulunup cezalandırılması devletin görevi ise de, yargılama faaliyeti icra edilirken hukuk içinde kalınarak, kişilerin temel hak ve özgürlükleri korunarak, hakların özüne dokunulmaksızın ve yasaya uygun bir biçimde elde edilen delillerin kullanılması suretiyle gerçeğe ulaşılması amaçlanmalıdır. Hakim, hak ettiği taktirde sanığı en şedit biçimde cezalandırabileceği gibi onun temel hak ve özgürlüklerin de koruyucusu ve teminatı olmak durumundadır. İfade alma ve sorgunun yasak usullerle gerçekleştirilmesi, tanıklıktan çekinme hakkı olanlara buhakkın hatırlatılmaması, aramanın herhangi bir karara dayanmadan yapılması, ses veya görüntülerinmontajlanması delil elde etme yasağına; tanıklıktan çekinen şahidin önceki ifadelerinin okunamaması,iletişimin denetlenmesi sırasında tesadüfen elde edilen delillerin CMK’nın 135. Maddesinin altıncıfıkrasında sayılanlar dışındaki bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamaması ise delildeğerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir. (4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunmasıhâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtanzarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşmateklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir.Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararınıbildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. CMK m.251; Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    Fasilitas Setiap Kamar